Yazı Detayı
09 Mayıs 2021 - Pazar 22:05
 
Türkiye Sakatlar Derneği Malatya Şubesi ve Yücel Doğanşahin
SÜLEYMAN ÖZEROL
 
 

 

Yıl 1991 Malatya'da Yeşiltepe ilkokulunda alt özel sınıf öğretmeni olarak görev yapıyorum. 1983 yılında başladı yorma Halk kültürü derleme araştırma çalışmalarını da sürdürüyorum. Dolayısıyla Malatya’daki kültürel derneklerle de iletişim kurmuştum. Bunlardan biri de Mücelli Caddesinin Emeksiz Kavşağına çıkan uzantısında, Atatürk İlkokulu girişinin sol yanında, karşısında Işık Apartmanının alt katında bulunan Folklor Eğitim Derneği idi.

Alkol, uyuşturucu ve benzeri alışkanlıklar yerine gençleri kültür, sanat, spor, etkinliklerine yönlendirmek amacıyla açılmış olan derneğe genellikle halk müziği ve oyunlarıyla ilgilenen gençler geliyordu. Gelenler arasında Hamza Doğan, Mahir Kutlutürk, Ali Haydar Koyun ve şu an adlarını anımsayamadım pek çok tanıdığım genç vardı. Mehmet Çolak arkadaşımız da halk oyunları öğreticiliği yapıyordu.

1991 Ağustos'unda Hacıbektaş’ta yapılan etkinliklere katılan Folklor Eğitim Derneği ekibinin fotoğrafını çekmiştim. Hadi çekirdek Amca ve Urfa Kısas’tan öğrencim Veli Aykut'un (Dertli Divani) da bulunduğu bu fotoğrafı görenler belki de oradaki bazı kişileri anımsayacaklardır.

Ve derken, gençlerin halk müziği ve oyunları alanında bir araya gelmelerini istemeyenler siyasi oyunlarla derneği kapattılar. Çünkü her zaman öküzün altında buzağı arayanlar var oldu. Gençler neden halk kültürü ile ilgilensin ki? Soru sormak araştırmak inceleme yapmak nelerine gerek? Anlamı dahi bilmedikleri Arapça sözcükleri öğrenmeleri ve durmadan yinelemeleri ve de itaat etmeleri yeterliydi.

Ali Haydar Koyun, 1974 yılında Urfa’da asker iken tanıdığım Hasan Koyun’un yeğeni, Sadık Ustanın da oğluydu. Bedensel engelli olup yıllardır tekerlekli sandalyede yaşıyordu. Folklor Eğitim Derneğinin bulunduğu yerde TSD (Türkiye Sakatlar Derneği) Malatya şubesini açacağını söyledi. Çok geçmeden de resmi işlemler yapıldı ve dernek 26 Nisan 1994 tarihinde açıldı. Mücelli Caddesi Işık Apartmanı altı derneğin adresi oldu ve yıllarca burada çeşitli etkinlikler yapıldı, toplumla bütünleşme sağlandı.

1997 Kasım ayından itibaren derneğin etkinliklerini, duyurularını kayıt altına almak, kültür sanat ile ilgilenenlerin yapıtlarını yayınlamak ve kamuoyu oluşturmak amacıyla Umudun Sesi adıyla bir bülten çıkarılmaya başlandı. On yıl kadar yaşamını sürdüren bültenin üçüncü sayısından itibaren yayın danışmanlığı yaptım. “Sen sakat mısın ki bunlarla uğraşıyorsun?” diyenlere karşın 1998 yılında emekli olunca üye olduğum Türkiye sakatlar Derneği Malatya şubesinin etkinliklerinin ve işlerinin gerçekleşmesinde hemen her konuda derneğe destek oldum.

Vali Atilla Vural ve Mustafa Yıldırım ile eşleri İslim Vural ve Perihan Yıldırım, 2. Ordu Komutanları Org. Edip Başer ve Aytaç Yalman ile eşleri Hülya Başer ve Belma Yalman’ın manevi desteği, yardımseverlerin maddi desteği ile Türkiye Sakatlar Derneği Malatya Şubesi hem bir araca hem de kendi yerine sahip oldu. Malatya Belediye Başkanı M. Yaşar Çerçi de engellerle ilgili kent ulaşımı konusunda (Engelli otobüsü, kaldırımlar ve benzeri) oldukça destek oldu.

Her alanda olduğu gibi dernekçilik de siyaset etkili oldu ve kimseye alet olmak istemeyen başkan Ali Haydar Koyun 2015 yılında derneğin kapatılma kararını duyurdu.

Türkiye Sakatlar Derneği Malatya Şubesinin var oluşundan kapanışına kadar geçen 21 yıllık süreçte Ali Haydar Koyun’un yanında başkan yardımcısı olarak yer alan Yücel Doğanşahin, her türlü etkinlikte ve her konuda başkanla birlikteydi.

Ali Haydar, Yücel ve İbrahim. Derneğe ne zaman uğrasam üçü ile mutlaka karşılaştırdım. Yusuf Hayaloğlu'nun şiirindeki gibi bunlar da Türkiye Sakatlar Derneği Malatya şubesinde bir üçlü idi. Bir sacayağı gibiydiler. TSD Malatya Şubesi kapansa da bu sacayağı varlığını sürdürdü.

Ali Haydar Koyun kendi sitesinde Malatya’da rahatsız olarak 13 Şubat 2021 günü Ankara’ya taşınması üzerine yazdığı yazıda şunlara yer vermişti.

 

“Ağlıyorum çünkü “Biz üç kişiydik” türküsündeki Nazlıcan’ımız olan Yücel Doğanşahin artık yanımızda değil. Yıllardır omuz omuza mücadele ettiğim kaderdaşım, arkadaşım, dostum, dosttan öte can yoldaşım olan Yücel Hanım, 14 Aralık 2020 tarihinde Covid-19 teşhisi ile hastaneye kaldırılmış ve beş günü yoğun bakımda olmak üzere birkaç günde serviste tedavi gördükten sonra iyileşerek eve çıkmıştı.

2002 yılından itibaren hiç kimseye bağımlı olmadan tek başına yaşayarak kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kişiydi. Her yönüyle engelli-engelsiz birçok kişiye örnek olmuş ve olmaya da devam ediyordu.

Yakalandığı Covid-19 nedeniyle sağlığının olumsuz etkilendiğini ve artık yalnız yaşamasının imkânsız olduğunu düşünerek Ankara’ya kardeşlerinin yanına taşınarak yerleşmeye karar verdiğini söyledi.”

 

4 Mayıs 2021 Salı günü Ali Haydar Koyun ile İbrahim Korkmaz'ın Facebook sayfalarında Türkiye Sakatlar Derneği Malatya Şubesi ile başlayan ve çeyrek yüzyıl süren arkadaşlığımız olan Yücel Doğanşahin'in aramızdan ayrıldığını okudum.

Bugün o sacayağının bir ayağı yok…

Yücel Hanım aramızdan ayrıldı…

Hak rahmet eylesin…

 

Yücel Doğanşahin Hakkında Kısaca

 

1959 yılında sağlık personeli olan babasının görevi nedeniyle bulunduğu Kütahya Emet ilçesinde doğdu. Aslen Malatya Tecde semtinden...

Yirmi iki yıl yatalak gibi yaşadıktan sonra Ankara’da Prof. Dr. Orhan Girgin tarafından ameliyat edildi ve ayağa kalkabildi, koltuk değneği ile yürümeye başladı. Daha sonra tekerlekli sandalye ile ulaşımını sağladı.

Türkiye Sakatlar Derneği Malatya Şubesinin 1994 yılı sonbaharında Vakıf Park’ta düzenlenen etkinliğine katıldı ve takiben 1995 yılında derneğe üye oldu. Önce disiplin kurulu üyesi daha sonra yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Yıllarca başkan yardımcılığı yaptı.

Malatya’da rahatsız oldu ve 13 Şubat 2021 günü Ankara’ya taşındı.

3 Mayıs 2021 Pazartesi gecesi aramızdan ayrıldı.

 
Etiketler: Türkiye, Sakatlar, Derneği, Malatya, Şubesi, ve, Yücel, Doğanşahin,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Haziran 2021
Âşık Sefil Selimi’nin Adıyaman’a Gelişi ve Bir Atışma
21 Mayıs 2021
Soğuk, Don, Dolu
18 Nisan 2021
Yazmak Yaşamakla Eşdeğer
03 Nisan 2021
Hasan Takmaz; 'Bugünün gençleri bağlamaya ve türküye çok hevesli'
23 Mart 2021
Ömer Erdoğan ve Oğuz Tansel Üzerine Kısaca
09 Mart 2021
Filiz Vererek Çiçek Açmalısın
25 Şubat 2021
'Ben de sana sığınabilir miyim?'
05 Şubat 2021
Bazen Yazmak Zor Oluyor
23 Ocak 2021
Anıları Olmayanlar Yaşayabilir mi?
14 Ocak 2021
İnsanın Her Zaman Yaşamında İlginç Şeyler Vardır
31 Aralık 2020
Üniversiteler, Katiller ve Öldükten Sonra
18 Aralık 2020
Yağmur Duası, Satılık Köy ve Züğürt Ağa
11 Aralık 2020
Kanal ve Harran
04 Aralık 2020
Dünya Engelliler Günü Üzerine
25 Kasım 2020
Rahime Kışlal’dan ‘Elbistan Halk Kültürü Derlemeleri’
15 Kasım 2020
Âşık Ekberi: 'Deli Gönül Hangi Dala Konarsın?'
05 Kasım 2020
'Ne kadar çok uyanık kalırsam o kadar çok yaşadığıma inanıyorum'
23 Ekim 2020
Dokuzuncu Köyden Onuncu Köye
17 Ekim 2020
Rüyada Rüya Gördüğünü Bilmek
26 Eylül 2020
Dört İşi Birden Yapma, Okuma ve Anlama
13 Eylül 2020
Arkadaşım, 'Ben en çok yaşlılığımı sevdim' demiş…
27 Ağustos 2020
Ev Yapısı, Kayalar ve Kayısı
25 Ağustos 2020
Dalında Hem Meyve Hem Çiçek…
11 Ağustos 2020
Etkinlikler yapılmayınca kaynaklar kurumuş gibi oluyor
29 Temmuz 2020
‘Doğu Anadolu'nun Doluları’, Ballıkaya ve Hekimhan’a Gidiş Geliş
15 Temmuz 2020
Bir Sigarayı Bırakma Öyküsü
03 Temmuz 2020
‘Kul Yanmasın, Sefil Selimi Yansın!’
25 Haziran 2020
Bayrağa El Basmak
18 Haziran 2020
Baş Yiyecek Kayısı
13 Haziran 2020
Kültürümüzü Kaydedenler O Kadar Çok ki…
08 Haziran 2020
M. Seyfi Oktay İle İlgili Kitap Çıktı
07 Haziran 2020
Özgür İradeden Yoksun Halka Ne Denir?
01 Haziran 2020
Üçüncü Teneffüs ve İnayet Koç’un ‘Ballıkaya Günlüğü’nden
25 Mayıs 2020
Tek Kişilik Konserim, 19 Mayıs ve Şeker Bayramı
13 Mayıs 2020
Kapının Dışı Gurbet...
28 Nisan 2020
Beş Nisandan Corona’ya
21 Nisan 2020
Zıt Kesimlerin Ortak Sevgi Sembolü, 'Mutluluğu Değnekte Bulan Adam' Aramızdan Ayrıldı
18 Nisan 2020
Günü Doldurmak ve Corona
17 Nisan 2020
17 Nisan ve Malatya
12 Nisan 2020
Yaşamöyküm
Haber Yazılımı