Yazı Detayı
28 Temmuz 2019 - Pazar 00:28
 
Tükenmişlik
ONUR GÜLER
 
 

*Yıl 2012:

Emine Akçay...

26 yaşında, evinde çocukları üşüyor. Saç kurutma makinesini getirip çocuklarına veriyor ısınmaları için ve yan odaya geçip kendini asıyor. Tepesinde savaş uçakları olmadığı için şükretseydi böyle olmazdı belki...

*Yıl 2016:

Ulaş Akın...

32 yaşında. İnşaat işçisi, bir çocuk babası. İşinden çıkarılıyor.. keşke şükretseymiş(!) Yetkili kişilerle görüşmek istiyor, tabi burası bizim memleket. Makama mevkiye verilen değer insana verilmiyor. Reddedilen Akın, kendisini belediye önünde yakıyor...

*Yıl 2019:

Kevser Abdulkadiroğlu...

21 yaşında, yıllarca bir emek, bir alınteri sonunda Matematik öğretmeni adayı. Öyle olmuyor işte o işler... şükretmiyor(!) Sonunda bunalımlı bir süreç, işsizlik, gelecek kaygısı, endişe belki daha fazla şeyler. Sonunda oda intihar ediyor.

*Güler Adam

35 yaşında, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği mezunu... taa 12 yıl önce mezun oluyor. Atanamıyor yıllarca, mülakatlar, torpiller şunlar bunlar derken ona sıra gelmiyor ki... belki biraz daha fazla şükretse(!) böyle olmazdı... oda canına kıyıyor, 10 gün önce.

*Bunlar bizim gerçeklerimiz, görmezden gelip, duymak istemediklerimiz.

Birde şunları duyalım gelin,

'Fasulye pahalı. Pahalıysa pahalı ne yapacaksın fasulye yemeyeceksin o zaman ucuz sebze yiyeceksin' diyor. Kim diyor, Seray Sever diyor.

Şükredelim ki tepemizde savaş uçakları yokmuş...

*Güzelim ülkemin haline, şükretmemiz gereken şeylere bak... pahalılık, işsizlik, tükenmişlik içerisinde, kaleme alınacak hayatlar. İntihar eden gençler,  belki de en güzel yıllarında. Ama biz şükredelim... Neye?

Umutsuzluğumuza, tükenmişliğimize, en güzel yıllarımızda döktüğümüz gözyaşlarımıza.

Biz millet olarak şükreden bir milletiz zaten, fazlasıyla hemde. Zaten bizi bu hale getiren de bu değil mi?

Ama umutsuzluk içerisinde bunalıma girip intihar eden gençlere, geçinemeyen ailelere, ekran karşısında tıkır tıkır maaşını alıp, keyfi yerinde olan insanların 'şükredin' demesi, etik bir durum değildir.

Sözlerimi, beni çok etkilemiş olan Charlie Chaplin'in The Dictator filminin son 4 dakikasında dile getirmiş olduğu birkaç cümleyle tamamlamak istiyorum. (Mutlaka izleyin, en azından o son sahneyi):

"Herkese iş sağlayan, gençlere umut, yaşlılara garanti veren bir dünya. Yobazlar bunları vaat ederek iktidarı aldılar. Yalan söylediler. Zaten asla sözlerini tutmazlar." (Lütfen izleyin)

 
Etiketler: Tükenmişlik,
Yorumlar
Haber Yazılımı