Yazı Detayı
25 Ocak 2019 - Cuma 23:18
 
Tek Cevabım Türkülerimiz idi…
SEVİL ADIGÜZELMAN
 
 

Arguvan'a…

Herkes methiye yazıyor, ben ise seni anlatacağım
Ne gibi özelliklerin var?
Yeraltı zenginliklerine mi sahipsin?
Hayır…
Endüstri kuruluşların mı var?
Hayır…
Denizin, denize kıyın mı var?
Hayır…
Ormanların mı var?
Hayır…
Tarihsel yapılara, eski yapıtlara mı sahipsin?
Hayır…
Ülkenin toplumsal yaşamına yön veren siyasetçilerin mi var?
Hayır…
Ve daha birçok soruma “hayır” diyeceğiz…
Ancak söylenecek bir şey var;
Türkülerin var!
Arguvan türküleri!
Türküler, türküler bizi söyler.
Türkülerde biz varız, bizde türküler…

(3 Ekim 2008, Aksaray) 


Süleyman Özerol hocamın kaleminden dökülen bu kelimeler sanki Arguvan'a biçilmiş bir kılıftı.
Şimdi size bir anımı anlatayım…
Ben Malatya’nın en küçük ilçesi olan Türkü Diyarı Arguvanlıyım. Şu an İnönü Üniversitesinde lisans eğitimime devam ediyorum.
Üniversiteye başladığım ilk gün ailem ve akrabalarım “Kızım nerelisin derlerse sakın ha, 'Arguvanlıyım' demeyesin” diye tembih etmişlerdi. Çok şaşırmıştım...
Bizim Türkülerimizden başka dayanağımız yoktu ki nedendi bu telâşe?
Hangi kötü olaya karışmış olabiliriz ki diye düşünmüştüm.
Ben bu gerçeği inkâr edemezdim ki? Zaten saklamayı da beceremedim. Hatta tanışma toplantılarında “nerelisiniz” dediklerinde “Malatyalıyım” demez, “Arguvanlıyım” derdim. Herkes yüzüme bakıp “Bağımsızlık mı ilan ettiniz?” dediklerinde çekinmeden evet diye cevap verirdim. Ortamda birkaç dakika sessizlik olurdu.
Geçen süreçte aslında korkulacak bir durumun olmadığını kendi gözlerimle görüp bu telâşın boş olduğunu anlamış oldum.
Günler geçti, artık sosyal medyadan Arguvan’la ilgili her haberleri, her yazıyı paylaşır oldum. Arguvan neredir, nesi meşhurdur, neler üretilir, belediye başkanı ne gibi yatırımlar yapar; hepsini güncel olarak paylaştım. Artık arkadaşlarım da memleketimi tanımış oldular.

Günler geçti artık arkadaşlar ,“Arguvanlı” diye seslenir oldular. “Arguvan'ı niye bu kadar seviyorsun? Nesi meşhur ki?” dediklerinde bir an kalakalıyordum. Tek cevabım "türkülerimiz" idi...
Arguvan’a gidince her şey sıkıcı gelirdi. Köyden kalkıp merkeze gitmek istemezdim. Küçücük bir ilçe işte... Nüfusu 7.500 civarında, merkezde 10 civarı bakkal, 5 civarı kahvehane, bir de meşhur Nazım Hikmet Meydanı var. Elbette ki resmi daireler de…
Gençler, maddi durumu ve çalışacak iş yeri olmadığından dolayı hep gurbet yoluna düşmüşler. Böylece nüfusu da gitgide azalmış. Nüfus yoğunluğunu yaşlılar oluşmakta. Köylerde o tertemiz havayı soluyan insanlarımız halen fazla. İnsanları mı onlar baş tacı…
Caddede yürüyünce gördüğüm yüzler hep aynıdır. Tanımadığım yüzleri çok nadir görürüm. Herkes birbirini çok iyi tanır. Bazen ismini unuttuğum kişilerle karşılaşınca sımsıkı sarılır hal hatır ederiz.
Yazın her çeşme başında iki üç kişi ile karşılaşmak olasıdır. Yanlarına varmazsanız bile, saz çalıp türkü söylediklerini duyarsınız. Rüzgârın etkisiyle sesleri uzaktan daha güzel gelir. Doyamazsınız o sese, yüreğe dokunur nameler. Her Arguvanlı gibi onlar da “Benim sesim kötü” der. “Buna sakin inanmayın” derim. Arguvan’ın suyunu içip o memleket havasını soluyan birinin sesi kötü olur mu hiç?
Kendimi bildim bileli bu küçük ilçe siyasi görüşünden dolayı hep dışlandı. Yıllar içerisinde zorluklarla baş etmeye çalıştı.

 
Etiketler: Sevil Adıgüzelman, Arguvan, Malatya Haber, Süleyman Özerol, Türkü, Tek Cevabım Türkülerimiz idi
Yorumlar
Haber Yazılımı