Haber Detayı
23 Temmuz 2020 - Perşembe 15:04
 
Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği: İstanbul Sözleşmesi Yaşatılsın
Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği başkanı Ayten Demirtaş;“İstanbul Sözleşmesi yaşarsa ancak kadınlar yaşar.” Kadını ötekileştiren, hiçe sayan, en temel hakkı olan yaşam hakkından mahrum eden eril zihniyetin her daim karşında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle İstanbul sözleşmesinin yaşatılması ve uygulanmasının da takipçisi olacağız."dedi.
GÜNDEM Haberi
Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği: İstanbul Sözleşmesi Yaşatılsın

Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği başkanı Ayten Demirtaş;“İstanbul Sözleşmesi yaşarsa ancak kadınlar yaşar.” Kadını ötekileştiren, hiçe sayan, en temel hakkı olan yaşam hakkından mahrum eden eril zihniyetin her daim karşında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle İstanbul sözleşmesinin yaşatılması ve uygulanmasının da takipçisi olacağız."dedi. 

Son günlerde gündemde olan İstanbul Sözleşmesine yönelik Çağdaş avukatlar derneği Malatya şubesinden açıklama geldi. Açıklamada sözleşmenin yaşatılması talep edildi. 
 

 "HEMEN HEMEN HERGÜN BİR KADIN ÖLÜYOR"


Konu ile ilgili bir değerlendirme yapan Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği başkanı Ayten Demirtaş;  " Bu yıl Türkiye’de öldürülen kadınların 118.’si Pınar Gültekin. Geldiğimiz aşamada; en vahimi de hemen hemen her gün bir kadın öldürülürken bu kadınların öldürülmesinden çok; kadınların hayatı, tercihlerinin sorgulanır hale gelmiş olmasıdır. Kadınların yaşam tarzlarından, tercihlerinden dolayı bu cinayetlerin kurbanı oldukları yönünde bir algı oluşturularak; buradan kadınlar üzerinden baskı ve kısıtlamalara zemin oluşturulmaya çalışılmaktadır. Hatta aile birliğinin bozulmasının, boşanmaların artmasının nedeni olarak kadınların yasal hakları gösterilmekte, kadınların yaşam güvencesi olan yasal hakları dahi tartışma konusu yapılmaktadır. Türk aile yapısını bozduğu ve boşanmaları arttırdığı gerekçesiyle İstanbul Sözleşmesi ve 6824 sayılı yasa hedef haline getirilmiştir. 
Bugün Kadın cinayetlerinin önüne nasıl geçilmesi gerektiği, yasaların uygulanması konusundaki sıkıntıları nasıl aşacağımız değil, kadının yaşam hakkını koruyan İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması tartışılmaktadır. Oysaki Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet konularında temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen bir uluslararası insan hakları sözleşmesidir."dedi. 
 

"SÖZLEŞMENİN KONUŞULMASI ÇOK ÜZÜCÜ"


Demirtaş açıklamasının devamında ise kadınlara şiddetin arttığı günlerde sözleşmenin konuşması üzücü diyerek; " Bu sözleşme Avrupa Konseyi tarafından desteklenmektedir ve Avrupa Devletleri'ni hukukî olarak bağlar. Sözleşmenin dört temel ilkesi; kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir. Kadına karşı şiddeti bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan, bağlayıcı nitelikte ilk uluslararası düzenlemedir. Son 10 yılda kadın cinayetlerinin düşüş gösterdiği tek yıl Sözleşmenin imzalanıp düzgün uygulandığı yıl olan 2011 yılıdır. 2011 yılından sonra günümüze kadar kadın cinayetleri artarak devam etmiştir. İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığın hem bir sonucu ve hem de sebebi olarak tanımlanmasını sağlaması sağlamış; şiddetin ortaya çıkmadan önlenmesi, mağdurların korunması, faillerin cezalandırılması ve konu hakkında gerekli politikaların üretilmesi yöntemini benimsemiştir. Tüm bu nedenlerle; İstanbul Sözleşmesi kadın hakları mücadelesinde büyük bir hukuki dayanaktır. Kadınlar için büyük bir kazanım olan İstanbul Sözleşmesi yaşatılmalıdır. İstanbul Sözleşmesi’ne yapılan saldırı, kadın haklarına yapılan bir saldırıdır. İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmaması, beraberinde binlerce kadının katledilmesine neden olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Kadınların hala şiddete uğradığı ve katledildiği bir süreçte İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılmasını çok üzücü bulduğumuzu ve şiddeti arttırmaktan başka bir işe  yaramadığını belirtmek isteriz.  “İstanbul Sözleşmesi yaşarsa ancak kadınlar yaşar.” Kadını ötekileştiren, hiçe sayan, en temel hakkı olan yaşam hakkından mahrum eden eril zihniyetin her daim karşısında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle İstanbul sözleşmesinin yaşatılması ve uygulanmasının da takipçisi olacağız." Şeklinde konuştu.

 

 

malatyatekhaber.com

Kaynak: Editör:
Etiketler: ayten demirtaş, malatya haber,
Yorumlar
Haber Yazılımı